REEM Makaleler

Uzmanlarımız ve psikologlarımızdan son makaleler burada listelenmektedir.

“Hayır Diyememe” Sendromu

“Hayır  Diyememe” Sendromu

Birçok kaygı yaşarız hayatta, kimini stres olarak adlandırırız, kimini korku, kimini mutsuzluk olarak hissederiz, kimini çaresizlik. Çoğu zaman bu kaygının sebebini düşünmeden harekete geçeriz. Kendimizi  korumak  için bilinçsiz bir sinyal alır ve kaygı veren durumdan uzaklaşırız. Asansöre binmekten korkuyorsak asansöre binmeyiz, iş yerinde yöneticimizle anlaşamıyorsak kişilik yapımıza uygun olan bir şekilde bu durumu görmezden gelebiliriz, işten ayrılabiliriz ya da her dediğini yaparak bu huzursuzluktan bir şekilde kaçarız.

“Bu Benim Karakterim.” mi?

Tüm kaygılara karşı bir tür savunmamız vardır aslında (hayat kalitemizi düşürmeye başlamadığı sürece) fakat bir tür kaygı var ki, (“Hayır Diyememek Kaygısı”) hayat kalitemizi düşürdüğünü bile fark etmeyiz. O kadar sinsidir, o kadar içimizden gelir ki bize şöyle dedirtir; BU BENİM KARAKTERİM.

Hayır diyememek günümüzün en büyük sorunudur.  Doğası itibari ile talepkar olan insanoğlu  tarafından günümüzün rekabet ortamında manen sömürülmeye müsaitiz. Peki kim bu hayır diyemeyen insanlar?

Tüm meslektaşlarım, hocalarım senelerdir anne-baba eğitimleri verirken, çocuğunuzu güvenli bir ortamda büyütün, onları destekleyin dediler. Hayır diyemeyen insanlar işte tam da bu ortamda büyüdüler aslında. Anne ve babasından aferin alan çocuklar büyüdüklerinde hep bir aferin alma kaygısı yaşadılar için için… Kimseyi kıramamak başlığı altında başladı bu serüven… Bunu yapmazsam beni eskisi kadar sevmez bilinçaltı mesajlarıyla devam etti.

Desteklenmeye, kabul görmeye alışık olan çocuklar, desteklenmek ve kabul görmek zorunda hisseden bireyler oldular.

Desteklenmeyerek büyüyen çocuklar da kabul görmek için hayır diyemediler belki ama kaygıları iyi insan olmak değil,  patolojileri aidiyet duygusunu bulmaktı.  İşte her mesele de olduğu gibi bir tez bir de anti tez var karşımızda.

Ben Neden Hayır Diyemiyorum?

Öncelikle tespit etmemiz gereken, neden hayır diyemiyoruz?

Karşımızdakine hayır demek istememize rağmen evet dediğimizde zihnimizden neler geçiyor?  Hislerimizi tespit etmek her zaman daha kolaydır zor olan ne düşündüm de hayır diyemedim diye sormak ve karşılığında ki cevabı ciddiye almaktır.

“Bu akşam size geliyoruz” diyen heyecanlı bir arkadaşınız telefondaki, sizinse günlerdir tek hayaliniz o akşamı sakin bir şekilde dinlenerek geçirmek. İçinizden kendinize kızıyorsunuz öfkeleniyorsunuz şuan “çok yorgunum bu planı önümüzdeki hafta içine alsak” demelisin diye telkinler veriyorsunuz ama yok, çare yok! Söyleyemediniz, bekliyoruz diyip telefonu kapatıyorsunuz. Neden hayır diyemedim diye soralım işte tam da bu noktada kendimize?

Karşımızdaki yakın arkadaşımız ve ona hayır demek zaten alışkanlık haline getirdiğiniz bir durum değil. Alternatif bir gün belirleyip bu akşam için uygun değilim demek yerine neden kendinizi strese soktunuz?

Hayır diyebilmek için basit bir egzersiz;

Cevabı bulalım, cevabı kağıda yazalım, bu düşüncenin sizde uyandıracağı hissi yazalım ve en son bu düşünceyi değiştirirsek bu duygudan uzaklaşmanın ve hayır diyebilmenin zihnimizde olduğunu gözümüzle görelim.

Olası Bilinçaltı Mesajı: “Mükemmel arkadaş olmalısın!”

Düşünce: “O bana hiçbir zaman hayır demez, bende ona dememeliyim bu yüzden akşam dinlenemeyeceğim.”

Duygu: Mutsuz ve şimdiden yorgunum

Davranış: Akşam görüşürüz.

Yerine;

Olası Bilinçaltı Mesajı: “Sen iyi bir arkadaşsın.”

Düşünce: “O benim arkadaşım, bu akşam uzun süre sonra kendime, dinlenmek için zaman ayırdığımı söylersem beni anlayacaktır.”

Duygu: Kaygısız-Nötr

Davranış:  Son günler oldukça yoğun geçti bu akşam dinlenmeye ihtiyacım var aslında, bu planı önümüzdeki haftaya alalım mı?

Bu, evinizde ki terapist olma yolunda güzel bir yöntemdir.

Hayır demek sosyal bir öğrenme olduğu kadar, sosyal bir uyumdur. Bu uyumu göstermek ruh sağlığımız için en az diğer uyumlar kadar önemlidir. Bu sorunumuzu görmezden gelmeyip, bu benim karakterim insanları kıramıyorum düşünceleri altına sığınmayalım. Ruh sağlığımızı korumak ve olası depresyon, anksiyete  bozuklukları, nöropsikolojik rahatsızlıklara kapı açmamak adına bu konuda destek alalım.

Hayır diyebilmenin hafifliğini yaşamanız dileklerimle,

Sevgiler,

Psk. İclal Gözcü
REEM Nöropsikiyatri
Web : http://www.reemnp.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir