REEM Makaleler

Uzmanlarımız ve psikologlarımızdan son makaleler burada listelenmektedir.

Kilo Almak Depresyonu Tetikliyor

Kilo Almak Depresyonu Tetikliyor

REEM Nörolojı Merkezi uzmanlarından Dr. Mehmet Yavuz, “Kilo almak, özellikle bayanlarda depresyonu tetikleyen bir unsurdur. Fazla kilolar, aynı zamanda zayıflamaya çalışan bireyler için de anksiyete oluşturmaktadır. Dolayısıyla fazla kilolu bir insan daha kırılgan bir yapıya sahiptir” dedi.

“Fazla kilolu insanlar daha kırılgandır”

Kilolu olup da ben kendimle barışığım diyenlerin çoğunun gerçeği yansıtmadığını ifade eden Dr. Yavuz, “Aslında kilo başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Diğer taraftan kilo almak, depresyona neden olabileceği gibi, depresyonun sebep olduğu bir durum da olabilir. Kilo almak, özellikle bayanlarda depresyonu tetikleyen bir unsurdur. Fazla kilolar, aynı zamanda zayıflamaya çalışan bireyler için de anksiyete oluşturmaktadır. Dolayısıyla fazla kilolu bir insan daha kırılgan bir yapıya sahiptir. Kilolu olupta ben kendimle barışığım diyenlerin çoğu da gerçeği yansıtmamaktadır. Egzersiz yapmaktan artık hoşlanmayan ve kilo almaya başlayan bir kadın mutlaka kendini sorgulamalıdır. Kilo alma muhtemelen artan stresin veya duygusal olarak bir aksaklığın doğal sonucu olarak ortaya çıkacaktır. Pek çok kadın için yemek, bir anda, hem rahatlama hem de kızgınlık kaynağı olmaktadır. Bu kadının içine düştüğü hain bir döngü halini alır ve kilolu olduğu gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verir veya spor yapmaktan kaçınır. Böylece kilolar alır başını gider” diye konuştu.

Alkol tüketiminde artışa dikkat çekiliyor

Hareketsiz Kadınlarda her geçirilen gebeliğin vücutta fazladan kilo bırakabileceğini anlatan Dr. Yavuz, “Özellikle kadın, gebelik sırasında gereğinden fazla kilo aldıysa ya da doğum sonrasında bu fazla kiloları atmak için gayret göstermediyse ve çok sayıda doğum yaptıysa yine şişmanlık adayıdır. Kişinin hayatında oluşan bir değişiklik nedeniyle aktivitesi azaldıysa, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçiş, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketimi azalabilir. Şişmanlığın artışına neden olan etkenler arasında yaşlılık, beslenme alışkanlığının hazır yiyecek türüne kayması ve ayaküstü yenilen tost, sandviç, hamburger, piza, patates kızartması gibi yiyeceklerin fazla tüketilmeye başlanması, kadınlarda çok doğum yapma, daha az hareketli bir yaşam, sanayileşmiş bir toplumda yaşama, evlilik, alkol tüketimindeki artış ve en önemli nedenlerden biri olarak genetik sayılabilir” dedi.

Beslenme tarzı şişmanlık için belirleyici

Yaş ilerledikçe metabolizma hızı azalacağından kilo vermenin de zorlaşacağına söyleyen Dr. Yavuz, şunları söyledi:
“Toplum olarak beslenme tarzının özellikleri de şişmanlık için belirleyicidir. Çok yağlı yemek türleri fazlaca tüketiliyorsa, ya da özellikle sanayileşmekte olan ülkelerde daha çok hazır ve ayaküstü hızlı yenilen ancak hamur ve yağdan çok zengin gıdaların tüketimi, yöresel ev yemeklerinin yerini almaya başlamışsa şişmanlık kapıda demektir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki bir kişi ancak ve ancak harcadığından daha fazla gıda veya kalori alırsa ya da tersinden söylersek aldığı gıda veya kaloriden daha az
harcarsa şişmanlar. Depresyonun sonucu olarak kilo olan bayanların antidepresan konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Çünkü böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir. Bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir. Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gereklidir.”

Sebze mevye tüketimi artırılmalı

Dr. Yavuz, kilo vermek için ya da almamak için dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:
“- Sabah kahvaltısı yapın. Bu diğer öğünlerde az yemenizi de sağlayacaktır.
Öğün sayısını azaltmayın. 3 öğün yemek yiyin. Hatta ara öğünler şeklinde öğün sayısını artırın.
– Sebze ve meyve tüketimini artırın.
– Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır
– Çikolata gibi şeyler atıştırmak yerine örneğin bir elma yiyin.
– Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınızda zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.
– Hayvansal yağlardan kaçının.Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın.
Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
– Bol bol su için.
– Mümkünse her gün aynı saatte kalkın. Yaklaşık 7-8 saat uyku yeterlidir.
– Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemez.
– Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.
– Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın. Yemeğin tadına bakmadan tuza uzananlardansanız bu huyunuzdan vazgeçin”.

Dr. Mehmet Yavuz
REEM Nöropsikiyatri
Web : http://www.reemnp.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir