REEM Makaleler

Uzmanlarımız ve psikologlarımızdan son makaleler burada listelenmektedir.

Nasıl Aşık Oluruz?

Nasıl Aşık Oluruz?

Yüreğin bir bildiği vardır aşkın hiç haberdar olmadığı.

-Pascal

Aşk deyince herkesin kafası karışır, dikkat kesilir ,heyecanlanır. Zihinlerden aşık olunmuş veya  olunan  insanlar geçer.Neden nasıl soruları beynimizde döner durur..

Bu yazıda sizinle psikolojik olarak nasıl aşık olduğumuzu paylaşmak istiyorum. Nasıl oluyor da  birileri kalbimizi çalıp zihnimize yerleşiyor.

Üç farklı şekilde aşık olduğumuz araştırmalar sonucunda kanıtlanmış daha da doğrusu üç farklı şekilde insanların birbirlerine  bağlandıkları  tespit edilmiş.

Şimdi hep beraber bu 3 duruma bakarak  herkes nasıl aşık olduğunu tespit etsin.

GÜVENLİ  TİP: Duygusal olarak yakınlaşmam kolay insanların  bana bağlanması  ya da başkalarına bağlanmak beni rahatsız etmiyor. Başkalarının beni kabul etmemesi beni endişelendirmiyor.

Bu durumda çeşitli ilşkileri olmuş Can ı tanıyarak daha net bilgi edinelim. Aşkı yaşarken Can ın ebebeyn ilişkisinin bugünkü aşk ilişkisine nasıl yansıdığını da iyice gözlemleyelim.

Can tek çocuk. Ebebevynleri ile olan ilişkisini hep sıcak olarak hatırlıyor.Annesiyle  babası küçük yaşlardan itibaren ona iyi davranmışlar. Babasını  disiplin koyucu  anne sini tatlı ve anlayışlı olarak anlatmakta.

Can 28 yaşında, şu ana kadar ortalama  4 flörtü olduğunu, cididi yakın ilişki sayısının 2 olduğunu ve ortalama 60 ay sürdüğünü, fiziksel ve psikolojik yakınlık duyduğunu, ilişkide  bağlılık ve güven duygusunu hissettiğini, ilişkilerinde gerektiği zaman mesafe koyabidiklerini, ayrlık dönemlerine katlanabildiklerini ilişkisinin anne babasının kurduğu ilişkiye benzediğini anlatıyor.

Can son yaşamakta olduğu ilişkisini sıcak destekleyici keyifli sevgi ve heyecanlı olarak tanımlıyor. ‘ O benim içimi biliyor ben onun, dolayısıyla  birbirimizin ne hissettiğini her zaman biliyoruz ve mutluyuz.Farklılıklarımız var bu ilişkimizi zenginleştiriyor. Ayrı kaldığımızda onu özlüyorum, yaşadıklarımı ona anlatmak paylaşmak istiyorum.’

Can ın ilişki tarzı güvenli bağlanmaya iyi bir örnek. Ebebevnleri tarafından kabul gören ve sevildiğini hisseden  bir çocukluk dönemi geçiren Can’ın ilişkisi sağlıklı görünmekte.

Şimdi 2 tip aşk ilişkisine bağlanma biçimine bakalım.

KAYGILI KARARSIZ TİP : Duygusal olarak yakın ilişkiler istiyorum ancak başkalarına bağlanmakta ve güvenmekte güçlük çekiyorum, Terk edilmekten ve aşkıma karşılık alamamaktan korkuyorum.

Bu durumda olan Mehmet in ilişkilerine bakalım. Ebeveyn ilişkisinin aşkı yaşarken onu nasıl etkilediğini gözlemleyelim. Mehmet, 4 çocuklu bir ailenin 3. Erkek  çocuğu. Anne evde devamlı işleri olan hep yorgun  çocuğuna duygu ve yakınlaşma hisstettiremeyen, baba ise eve geç gelen devamlı iş için seyahatler yapan bir adam.

Mehmet ebebeyn ilişkisini yakınlık ve güven duygusundan uzak huzursuz olarak tanımlıyor.

Mehmet flört sayısını net hatırlamadığını ancak hayatında önemli ilişki sayısının  2 olduğunu, fiziksel çekim duyduğunu ancak yakınlık ve bağlılık hissetmekte zorlandığını ancak ayrılık fikrine katlanamadığını  ilişkide olduğu kişiyi onun takipçisi yaptığını, çatışmadan kaçıp başedemediğini anlatıyor. Kurduğu ilişkilerin anne baba ilşkisine benzediğini farkediyor.

Hayatında bir kez aşık olduğunu, onu gördüğü an ondan hoşlandığını . Özel bir kız olduğu için özel bir ilişki olmasını istediğini, ona seni seviyorumları çok söylemediğini ama onu etkilemek için pek çok şey yaptığını anlatıyor. Ona hayran olduğunu onun yanındayken kendini çok iyi hissettiğini, bu hislerin onu korkuttuğunu ve onunla bu yüzden ilişkinin onu çok heyecanlandırdığını söylüyordu. Annesi ile ilgili benzerlik sorulduğunda  kendinden emin hayatını tek başına idame ettiren  ona baskın çıkan yönleriyle annesine benzediğini anlatıyordu.

Üçüncü aşık olma bağlanma biçimimizde sırada.

KAÇINAN TİP: Yakın  ilişkiler beni huzursuz ediyor. Başkalarıına bağlanmamayı  ve onların bana bağlanmamasını  tercih ediyorum. Bağımsız olmak ve kendi kendine yetmek benim için önemli.

Bu tarz bağlanmaya örnek Aslı nın öyküsüne bakalım.

Aslı 5 kardeş ten 3.sü. Anne babası o küçükken ayrılmışlar. Baba hep meşgul bir adam, Aslı hiç beraber yemek yediklerini hatırlamıyor. Anne çocuklarını kendi başlarının çaresine baksınlar diye onları kendi hallerine bırakmış. Aslı annesinden çok kardeşleriyle vakit geçirdiğini hatırlıyor.Aslı kendisini babasına hiç yakın hissetmemiş, babasını hep mesafeli tanımlıyor.

Aslı flört sayısının  2 olduğunu , önemli yakın bir ilişki kimseyle kuramadığını, fiziksel çekim, ilişkiye bağlılık konusunda yetersiz duyguları olduğunu anlatıyor.

ASLI hiç yakın bir ilişkisi olmadığı halde evlenip çocuk sahibi olmayı hayal ediyor. Sevgisini gösterebilen ancak çok yapışkan olmayan akıllı biri. Şu anda belki de çok soğuk göründüğünü ancak yine de herşeyi benimle yapması gereken birine ihtiyacım olduğunu düşünüyorum diye belirtiyor.

Aslı nın ilişki tarzı kaçınan bir bağlanma tarzını akla getiriyor. Ebebeyn leriyle sevgi ilişkisi kuramadan çok çabuk bağımsız olmaya itilmiş bu nedenle sevilebilirliğine olan inancı düşük..

Çocukken sevildiğini ve kendisine değer verildiğini hissetmediği için sevilebilir olduğuna inancı çok düşük.

Yukarıda anlattığım aşık olma, ilişki yaşama biçimlerimizi   ana hattlarıyla bu şekilde  özetleyebildim.

Kendinizle ilgili bulup benzettikleriniz önemlidir. Ancak hepiniz eminim ki bunları okudukta  ilişkimizde yaşadığınız sorunları  nasıl çözeceğiz diye düşünmekte.

Psikolojik  olarak bu 3 temelde severiz. Ve bu çocukluğumuza mı  dönüyoruz sorusunun kocaman bir evet le cevaplanmasına neden olur. 0-36 ay arasında yaşadığımız psikolojik  süreçler nasıl  bir aşık olacağımıza da o zaman dan belirler.Bu psikolojik süreçlerde yaşadığımız sarsıntılar sevme kabiliyetimizi de o kadar sekteye uğratır.

3 yaşa kadar olan evreleri psikolojik olarak sağlıklı geçen bir çocuk  psikolojik doğumunu da  yani sağlıklı ilişki yaşayabilme yetisinide  bir biçimde gerçekleştirir.

Yani ilişkiyi yaşarken

–Başa çıkma

–Bağlanma

–Başkalarını kabul etme

–Ayrılığa göğüs gerebilme  olgunluğuna erişmiştir.

İLİŞKİDE ÖZGÜVEN

Başkalarını sevebilmek için önce kendimizi sevebilmemiz gerektiği hepimizin bildiği bir gerçektir. Benlilk duygusu güçlü olan kişiler

benlik duygusu gelişmemiş kişilere oranla daha yakın ilişkiler kurarlar.

Benlik duygusu gelişmemiş kişiler

İlişkinin içinde kaybolmaktan korktukları için yakınlıktan kaçınırlar. Bu endişeleri yersiz değildir, aşkları yaşamlarını ele geçirip umutsuz tekrarlayan ayrılıklarla gidip gelen takıntılı bir aşka dönüşebilir.

Özgüvenimiz ve kendimize dair şüphelerimiz ne kadar ne kadar fazlaysa bizden hoşlanan kişilerden hoşlanma ve onlara değer verme eğilimimiz fazla olur.

Özgüvenimiz ne kadar fazla ise romantik aşk tarzı ve yüksek yakınlık seviyesi  ilişkilerimizin ana hatlarını oluşturur.

Sevme yetimiz diğerinden ne kadar bağımsızlaşabilirsek o kadar artacak anlamına gelmektedir.

Bireyselleşmiş kişi;

İlk heyecan geçtikten sonra bile aşk ilişkisini sürdürebilir.

Duygusal ve cinsel doyumlarını erteleyebilir.

Kaygıya tahammül edebilir.

Kendini ötekinden ayırt edebilir.

Ötekinin bağımsızlığından keyif alabilir.

Mehmet in ilşkisine bakalım.

Hayatında bir kez aşık olduğunu, onu gördüğü an ondan hoşlandığını . Özel bir kız olduğu için özel bir ilişki olmasını istediğini, ona seni seviyorumları çok söylemediğini ama onu etkilemek için pek çok şey yaptığını anlatıyor. Ona hayran olduğunu onun yanındayken kendini çok iyi hissettiğini, bu hislerin onu korkuttuğunu ve onunla bu yüzden ilişkinin onu çok heyecanlandırdığını söylüyordu. Annesi ile ilgili benzerlik sorulduğunda  kendinden emin hayatını tek başına idame ettiren  ona baskın çıkan yönleriyle annesine benzediğini anlatıyordu.

Mehmet KAYGILI-KARARSIZ  bağlanma tarzına bir örnek onu reddeden anneye benzeyen sevgili onun bu ilişki tarzını belirlemekte..

ASLI hiç yakın bir ilişkisi olmadığı halde evlenip çocuk sahibi olmayı hayal ediyor. Sevgisini gösterebilen ancak çok yapışkan olmayan akıllı biri. Şu anda belki de çok soğuk göründüğünü ancak yine de herşeyi benimle yapması gereken birine ihtiyacım olduğunu düşünüyorum diye belirtiyor.

Aslı nın ilişki tarzı kaçınan bir bağlanma tarzını akla getiriyor. Ebebeyn leriyle sevgi ilişkisi kuramadan çok çabuk bağımsız olmaya itilmiş bu nedenle sevilebilirliğine olan inancı düşük.

Can ilişkisini sıcak destekleyici keyifli sevgi ve heyecanlı olarak tanımlıyor. ‘ O benim içimi biliyor ben onun, dolayısıyla  birbirimizin ne hissettiğini her zaman biliyoruz ve mutluyuz.Farklılıklarımız var bu ilişkimizi zenginleştiriyor. Ayrı kaldığımızda onu özlüyorum, yaşadıklarımı ona anlatmak paylaşmak istiyorum.’

Can ın ilişki tarzı güvenli bağlanmaya iyi bir örnek. Ebebevnleri tarafından kabul gören ve sevildiğini hisseden  bir çocukluk dönemi geçirmiş olduğunu düşünüyoruz.

Yukarıda verdiğimiz örnekler ilşki kurma, aşık olma ve nasıl aşık olduğumuzu ana hatlarıyla anlatan eminim okuduğunuzda bireysel benzerlikler bulduğunuz  bir yazı olmuştur.

Peki nasıl aşık olduğumuzu bulduk şimdi ne yapacağız derseniz, işlerin en karışık olduğu yerdesiniz demektir.

Dr. Mehmet Yavuz
REEM Nöropsikiyatri
Web : http://www.reemnp.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir