REEM Makaleler

Uzmanlarımız ve psikologlarımızdan son makaleler burada listelenmektedir.

Pedofili Kısırlaştırılmalı mı?!

Pedofili Kısırlaştırılmalı mı?!

Pedofili nedir?

Ergenlik öncesi 4-11 yaş arası çocuklara cinsel arzu ve istek duymaya pedofili ya da subyancılık denir. Nadiren de olsa 4 yaşdan daha küçük çocuklara eğilim gösteren daha ağır formlar da görülebilir. Pedo çocuk, fili sapma anlamında ingilizce bir sözcüktür.

Kimlerde görülür?

Daha çok erkek erişkinlerde görülür. Ancak az da olsa bayan pedofililer de vardır. Pedofili kız ya da erkek ayırımı yapmaz. Her iki cinse de yönelebilir. Parafililer içerisinde en ağırı ve en kabul edilemezidir. Bilinen en ağır bilinçli kötülüktür. Çocukluğunda taciz ya da tecavüze uğramış çocuklar iyi rehabilite edilmedikleri taktirde erişkin yaşlarda onlarda pedofilik eğilim gösterebilirler.

Pedofiliklerde yaş yada meslek farkı var mıdır?

Pedofili hastası, her meslekten her etnik kökenden, her yaşdan olabilir. sosyo ekonomik düzey çok yüksek olabildiği gibi, çok düşükte olabilir. Kapalı, açık toplum farketmez. Daha ziyade aile dışından, akrabalar ve komşular arasından ya da dış çevreden pedofilik sapkınlık görülür.

Pedofili suç mudur hastalık mı?

Bu soru uzun yıllardan beri tartışılan bir konudur. Kanaatime göre, pedofili hem suç hem de hastalıktır. Hiç bir cezai indirimi olmaması gereken bir hastalıktır. Çünkü hiç bir sağlıklı ruh rali böyle bir eğilim göstermez. Meslektaşlarımın tedavi açısından hiç karşılaşmak istemedikleri bir sapkınlıktır.

Aile de birinin pedofilik eğilimde olduğu anlaşılabilir mi?

Genelde zordur. Taşıdığı ağır leke ve damgalanma nedeniyle kesin kanıt olmadıkça da kimseyi suçlamamalıdır. Çocukları seven birinin bunun sevgi ve şefkatten kaynaklandığını mı yoksa kötü dokunma mı olduğunu asla anlayamazsınız. Bu konuda paranoyak bir tavıra girmenin de yanlış olduğunu söylemekle beraber, özellikle çocuk pornografisine ilgi duyan biri varsa yakın takibe alınmalıdır. Ama unutulmamalı ki, çok iğrenç bir durum olmakla beraber her çocuk pornografisi izleyen de pedofilik eğilim göstermez.

Pedofilik saldırıya maruz kalmış bir çocuğa nasıl yaklaşılmalıdır?

Bir kere çocukta suçluluk duygusu uyandıracak eylem ve söylemlerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Anne ve baba çok öfkeli ve acılı oldukları için, çocuklarını teskin ederken suçluluk duygusu uyandırabilirler. Her ne olursa olsun çocuk masum ve suçsuzdur. Bu asla unutulmamalıdır. Taciz ya da tecavüze uğramış çocuğun kendisine ve ailesine vakit geçirilmeden profosyonel bir ekip tarafından psikolojik tedavi uygulanmalıdır. Hatta böyle profosyonel ekibin tüm tedavi faturalarını devlet kendisi ödemelidir. Çocuğun ya da ailesinin ifadeleri, karakolda, savcı karşısında ve mahkeme de ayrı ayrı defalarca alınmamalı. Sadece bir kez psikolog kontrolunda videoya alınmış ifadeler kullanılmalıdır.

Pedofilik eğilimlerde çocuk pornografisinin rolu var mıdır ve nasıl önlenebilir?

Malesef, yıldan yıla çocuk pornografisi ile alakalı cd, dvd ve görsel dökümanların arttığını polis kayıtlarından öğrenmekteyiz. Ve pornografinin pedofilik sapkınlıkları tetiklediği de bir gerçektir. Baskınlarda ele geçirilen pornografik yayınların neredeyse %40 ‘ı çocuk pornografisine aittir. Bu çok düşünülmesi gereken bir durumdur. Dünya da çocuk pornografisi ile alakalı pazarın 5 milyar doların üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Çocuk pornografisi için internet büyük bir pazardır. Bunlarla alakalı internet servis sağlayıcıların ve web sunucuların ülke dışında olması, pornografi ile savaş konusunda tek başına ülkemizin yeterli olmayacağını göstermektedir. Çocuk pornografisi ile mücadelede tüm dünya devletlerinin işbirliği ve dayanışmaya girmesi gerekmektedir. Ne yazık ki çok sıkı mücadeleye rağmen sadece ABD den günde 20 bin civarında çocuk pornografisi ile alakalı döküman internete verilmektedir. Daha acısı, hollanda da pedofililer bir siyasi parti kurma hazırlığındadır. Tüm dünyanın nefretini kazanan bu siyasi oluşuma, hollanda halkının büyük bir çoğunluğu bile, kurtarın bunlardan bizi demektedir. Netice de ülkemizde olduğu gibi tüm Avrupa da ve ABD de günden güne pedofili vakaları tırmanmaktadır.

Pedofililer tedavi edilebilir mi?

Doğrusu tedavisi çok zor olan bir sapkınlıktır. Biraz öngörüsü olanlarda psikoterapi ve davranışcı terapi teknikleri işe yarayabilir. Ancak genelde pedofililer tedavi olmayı akıllarından bile geçirmezler. Onların tedavi olma gibi bir düşünceleri asla olmaz.

Cezalar caydırıcı mı olmalıdır?

Her pedofili suçlusuna taciz, tecavüz ve şiddet durumuna göre verilebilecek en ağır cezalar verilmelidir ve bunlar asla infaz yasasından yararlanmamalıdır. Çocuklarımızı bu tür sapkın ruhlulardan korumak istiyorsak cezaların caydırıcı olması şarttır. Beyninde pedofilik eğilim olan her kişi, ‘’dokunursam yanarım’’ korkusunu hissetmelidir. Pedofilik saldırıları emniyet güçleri mutlaka çok hassas bir çalışma ile ortaya çıkarmalı ve failleri yakalamalıdır. Nitekim yaparsam bir gün mutlaka yakalanırım diye düşünmelidirler.

Pedofililere hadım cezası uygulanmalı mıdır?

Kastrasyon, kısırlaştırma diğer adıyla hadım cezaları tüm dünya da olduğu gibi, ülkemizde de tartışılmaktadır. Bu konuda değişik ülkeler değişik cezalar uygulamaktadır. Mesela Çek Cumhuriyetinde pedofili suçlarına cerrahi kastrasyon uygulanmaktadır. Yani ameliyatla testisler çıkarılmaktadır. ABD nin bazı eyalatlerinde çocuk tecavüzleri direk idamla cezalandırılmaktadır. Bazı eyalatlerde ise ya hadım cezası ya da 20 yıl hapis şeklinde tercihe bırakılmaktadır. Pedofili sapkını, fırsat bulduğu her durumda suçunu tekrarlayacağı için ya bunları ömür boyu toplumdan tecrit etmek ya da iğrenç emellerini yerine getiremeyecekleri bir pozisyona getirilmelidirler. Bazı ülkeler, pedofilik tecavüzleri cezalandırmakta ancak uzun yıllar hapis ya da kısırlaştırma için ikinci bir suç işlemesini beklemektedir. Kendi kanaatime göre ilk tecavüz vakasında ya ömür boyu tecrit edilmeli yada etkisiz hale getirilmelidir. İkinci bir kurban beklenmemelidir. Ancak bu konuda bazı hukukçular, anayasal hakları ileri sürerek kastrasyon gibi cezalara karşı çıkmaktadırlar. Tecavüze uğramış bir çocuğun ve ailesinin bu ağır psikolojik travmayı ömür boyu üzerinde taşıyacaklarını düşünerek empati yapmalıdır.

Kimyasal kısırlaştırma önerilebilir mi?

Bir çok hukuk ve tıp uzmanı, cerrahi kastrasyon yerine kimyasal kastrasyon yani kısırlaştırma düşünmektedir. Zaten testisleri çıkarmak sadece üreme fonksiyonunu durdurmakta libido aynen devam etmektedir. Bu ise istenilen bir sonuç değildir. Kimyasal kısırlaştırma ile önceleri sadece testesteronu önleyen ilaçlar kullanılıyordu. Bu ise sadece üremeyi durduruyordu ancak cinsel faaliyetler ve libido devam ediyordu. Sonradan geliştirilen ilaçlar üreme ile beraber cinsel faaliyeti de durduruyordu ancak libido yani cinsel arzu devam ediyordu. Bu ise pedofileri durdurmaya yetmiyordu ve el ile ya da başka aletlerle çirkin emellerine ulaşmaya devam edebiliyorlardı. Son yıllarda tüm cinsel enerjiyi yok eden hem cinsel faaliyetleri hem de libidoyu engelleyen ilaçlar geliştirilmiştir. Böylece artık istendiğinde kimyasal yoldan tam manasıyla hadım olayı gerçekleştirilebilecektir. Hukuki tartışamaları olsa da tecavüzle sonuçlanan pedofili hastalarını böyle kimyasal hadımlaştırma ile cinsel enerjilerini yok etmek en akılcı çözüm gibi gelmektedir.

Dr. Mehmet Yavuz
REEM Nöropsikiyatri
Web : http://www.reemnp.com

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir